İsteğimiz Güzel ve Yaşanabilir Bir Çınarcık Görmek

Bülent Gürçam

12-08-2024 08:14

Sevgili Çınarcık severler hepimizin bir şekilde bu Beldeye yerleşmemizin sebebi güzel bir doğasının, denizinin, teneffüs edilecek bir havasının ve de İstanbul’a yakın oluşunun büyük rolü olmuştur.

En azından benim buraya yerleşme sebeplerim bunlar tabi ki, 90 yıllarıydı, önce ara sıra gelip tatil yaptığımız sonra ise sevdalanıp yaşam alanımız olarak seçtiğimiz bir yer, bence aşağı yukarı her kes için olay aynı cereyan etmiştir.

Peki sonra ne olmuş, gittikçe kötüye gitmiş her şey, önce düşüncesizce beton yığınına çevrilmiş bu güzelim belde, ağaç sayıları hızla azalmış, denizi kirletilmiş, sokak düzeni bozulmuş ve yanlış bir imar uygulanarak, sahil hattı kötü ve hunharca kullanılmış, şu andaki durumda bundan ibaret.

Bilen bilir veya hatırlayan hatırlar, ben bir gazeteci olarak 90 lı yılların başından beri önce ara sıra geldiğim, sonra ilk dairemi alarak yerleştiğim bu şirin yörede hep yanlışları yazmaya, uzun yıllar Avrupa yaşamımda ve de iş hayatımda gördüklerimi bu şiirin beldede neden uygulanmadığını sormuşumdur, yazmışımdır, tahminen 30 yılı aşkın süredir ben hep Çınarcık hakkında yazılar yazmışım.

Düşüncelerim hep aynı, bu konuyla ilgili çok sıkıntılarda yaşamışım, mesela tehdit edilmişim, yerel yöneticiler tarafından hakarete varan sorunlar yaşamışım ve suç duyurularında bile bulunmuşum.

Yerel yöneticiler tarafından hiç uygun görülmemişim çünkü doğruları yazmışımdır, bu benim 50 yıla yakın gazetecilik hayatımda hep yaşadığım sorun olmuştur.

Önce Belçika da, bulunduğum şehrin Türk temsilcilikleri tarafından kara listelere alınmış, tedbirlere çağrılmamışım, hiçbir zaman plaketlere laik görülmemişim, ama bilen bilir her zaman Belçika da gurbetçilerimizin yanında yer almış, onların sorunlarını dile getirip, doğruları yazmaktan hiç vaz geçmemişim.

Sonra Azerbaycan Çalışmalarımda yine aynı şeyleri yaşamışım orada da doğru bildiklerimi, Azerbaycan halkının Milli menfaatlarını ve Türkiye Azerbaycan ilişkilerinin gerçek yüzünü yazmışım, orada da, Diaspora Başkanlığı tarafından ve de ilgili kurumlar tarafından kara listeye girmişim ve tedbirleri davet edilmemiş, plaketlere laik görülmemiş ama dik durmaktan her zaman gurur duymuşumdur.

Sonraları Çınarcık hayatımda yine aynı şeyler tekrarlanmış, burada da, yerel yöneticiler tarafından tehdit edilmiş, hakaretlere varan olaylara maruz kalmış, tedbirlere davet edilmemiş, plaketlere laik görülmemişiz.

Peki bu olaylar bizi rahatsız etmiş mi? Hayır tabi ki, çünkü eğer öyle olasaydı şu an bu yazıyı yazıyor olmazdım.

Yani dalkavukluk, her dönemim adamı, yandaşlık, şakşakçılık, bize hep ters düşmüştür ama tam aksine bunu yazdıklarımı yapanlar her dönem, her yöneticinin yanı başında olmuşlardır.

Bunlar asalak bir yaşam biçimiyle her yönetimin yanı başında olmuşlardır. Mesela; Her partiye üye olmuşlardır, her partinin en yakını olmuşlardır, çünkü onlar herkesin nabzına göre şerbet olmayı başaran yaratıklardır.

Padişahların dalkavukları olurdu, neydi mesela dalkavukların vazifesi? Türk dil kurumuna göre; Çıkar ve yarar beklediği ya da kendisinden çıkar sağladığı kimselere, makamca, durumca büyüklere karşı saygı ve hayranlık göstererek yaranmak isteyen kimse. Diğer bir adıyla şaklabanlık yapan, kimselere verilen sıfat.

Anlayacağınız işte böyle ama bizim kimseden menfaat gözleme, ödül alma, ya da protokolde oturma derdimiz olmaz, olamaz, çünkü biz onları yapsak, onlar gibi oluruz.

Biz www.cinarcikhaber.com.tr haber partalını tamamı ile kendi maddi imkanlarımızla çıkarıyoruz, kimseden bir maddi beklentimiz olamaz, ondandır rahatız ve istediğimizi yazıyoruz, gayemiz sadece Çınarcık halkına yaranmak ve onların yaşana bilir bir Çınarcık hayallerine destek olmak.

Kimin zoruna ne giderse gitsin, biz yazmaya devam edeceğiz. Bizi izlemeye ve destek olmaya lütfen devam edin.

DİĞER YAZILARI CHP Entel Görünümden Çıkmalı! 01-01-1970 03:00 Nevruz: Bir Bayramdan Fazlası, Bir Milletin Hafızası 01-01-1970 03:00 Gerçek Sosyal Belediyecilik 01-01-1970 03:00 Planlanmayan Tarım ve Hayvancılık, Yönetilemeyen Gelecek Demektir ! 01-01-1970 03:00 Biz Avrupalı Olamayacağız! 01-01-1970 03:00 Güney Azerbaycan Türkleri: Sessizlik mi, Var olabilmek mi ? 01-01-1970 03:00 Yalova Valiliğine Mektup 01-01-1970 03:00 Bugün 10 Ocak: Çalışan Gazeteciler Günü… 01-01-1970 03:00 Türk Milliyetçiliğinin Kısa ve Hazin Hikayesi 01-01-1970 03:00 Halkı Unutan Siyaset; 01-01-1970 03:00 Yalova’da Su Krizi ve Bitmeyen Siyasi Körlük ! 01-01-1970 03:00 Horozun Hikayesi 01-01-1970 03:00 KAYMAKAM ! 01-01-1970 03:00 Vizyon Veya Geniş Görebilme ! 01-01-1970 03:00 Sessiz Sedasız Yalova da Turizim Haftası ! 01-01-1970 03:00 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü 01-01-1970 03:00 Ben Nasıl Bir Çınarcık’ta Yaşamak İsterdim? 01-01-1970 03:00 Sosyal Belediyecilikte Neler Olur, Neler Olmaz? 01-01-1970 03:00 Yalova ve Bölgesinde  Siyaset ! 01-01-1970 03:00 Çınarcık İçin Güçlü Reformlar Yapılmalı, Cesaretli Kararlar Alınmalı 01-01-1970 03:00 Bugün Yine Perşembe Ve Yine Çınarcık Perişan Olacak! 01-01-1970 03:00 Aslın da Çınarcık'ta Çok Güzel Şeyler Yapmak Mümkün Olabilir! 01-01-1970 03:00 9 Haziran Avrupa Parlamentosu Seçimleri 01-01-1970 03:00 (31 Mart Yerel Yönetim Seçimi) Analiz 01-01-1970 03:00 Yerel Yönetimler de Veya Belediye Seçimlerinde Partiler Arka Planda olur 01-01-1970 03:00 Kaza Olunca Akıllar Başa geliyor 01-01-1970 03:00 Siyasi Rekabetin Olmadığı Çınarcık 01-01-1970 03:00 Çınarcıkta 21 Ekim Gazeteciler Bayramı Kutlaması 01-01-1970 03:00