Bugün 10 Ocak: Çalışan Gazeteciler Günü…
Aslına bakarsanız “çalışan gazeteci” sözü bana hep abes gelir.
Çalışmayan gazeteci mi olur zaten? Gazeteci bir fikir işçisidir; “çalışıyor mu, çalışmıyor mu” diye tartışmak bile mantıklı değildir.
Gazeteci sürekli yazan insandır.
Nerede ve nasıl yazdığının ise hiç önemi yoktur:
İster duvara yazar, ister sosyal medyada paylaşır, ister bir kâğıdın üstüne not düşer…
Üstelik gazetecilik sadece yazmakla da bitmez; çizerek anlatanlar da aynı işi yapar. (Karikatür gibi…)
Ama doğrusu şu:
Bu günün bizim için çok da anlamı yoktur. Daha çok siyasi amellerle adı konmuş bir gündür.
Zaten bugün en çok paylaşım yapanlar da, gazeteciye yazma-çizme-üretme hakkı tanımayanlar olur.
Bakın görün… Bugün ne kadar pohpohlu sözler paylaşılacak.
Ve o sözleri paylaşanların çoğu, aslında gazetecinin düşünmesini, eleştirmesini, fikrini dile getirmesini istemeyenler olacak.
En çok onlar konuşacak…
Ama yarın sabah yine bize bilgi vermeyecekler.
Yazdıklarımıza tepki göstermeyecekler.
Bizi sevmeyecekler.
Ve bizi engellemek için her oyuna girecekler…
Bu ülkede gazetecinin ne günü olur,
ne bayramı olur,
ne de hali iyi olur.
Bu günün bana aidatı yoktur.