DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Bülent Gürçam
Bülent Gürçam
Giriş Tarihi : 12-02-2026 11:35

Güney Azerbaycan Türkleri: Sessizlik mi, Var olabilmek mi ?

Yaklaşık 40 milyona ulaşan bir topluluğu düşünün.
Tarih boyunca baskı altında yaşamış, kimliğini korumaya çalışmış bir halk…

Bir sınırının hemen ötesinde 85 milyonluk kendi milleti var.
Diğer sınırında yine milyonlarca soydaşı yaşıyor.
Türk kimliğini taşıyan başka devletler, başka coğrafyalar mevcut.

Ama ne hikmetse bu 40 milyonluk Türk varlığı bir türlü ortak bir zeminde buluşamıyor, güçlü bir öncülük çıkaramıyor ve hak mücadelesini kurumsal bir yapıya dönüştüremiyor.

Bugün dünya, İran coğrafyasında yaşanan gelişmeleri konuşuyor.
Herkes “İran’daki halkların geleceği ne olacak?” sorusunu soruyor.
Fakat o coğrafyada yaşayan milyonlarca Türkün sesi yeterince duyulmuyor.

Güney Azerbaycan Türkleri ciddi bir tarihî eşiğin önünde duruyor.
Ya kültürel ve siyasal varlıklarını daha görünür ve örgütlü bir zemine taşıyacaklar,
ya da yeni oluşacak dengelerde yine arada kalacaklar.

En büyük sorun nüfus değil.
En büyük sorun örgütlenme ve ortak akıl eksikliği.

Lider sorunu yaşadıkları açık.
Ama mesele yalnızca lider meselesi de değil, mesele strateji, vizyon ve diaspora bilinci meselesi.

Türkiye ve Azerbaycan’ın bölgesel dengeler gereği temkinli duruşu anlaşılabilir. Devletler duyguyla değil, jeopolitik hesaplarla hareket eder.
Ancak bu durum, Güney Azerbaycan Türklerinin kendilerini sahipsiz hissetmesine yol açmamalıdır.

Dün Brüksel’den bir telefon aldım.
İran’daki baskıları protesto etmek amacıyla düzenlenecek bir gösteriye, Güney Azerbaycan bayrağı ile katılmak için zemin arandığını söylediler.

Ne acı değil mi?
Brüksel’de on binlerce Türk yaşarken, 40 milyonluk bir topluluğun varlığını temsil edecek birkaç kişinin dahi zor bulunması…

İşte “diaspora ve teşkilatçılık” dediğimiz mesele tam da budur.
Kalabalık olmak başka şeydir, organize olmak başka şey.

Bu mesele sloganlarla değil,
uluslararası hukuk diliyle,
insan hakları zemininde,
kültürel hak ve kimlik talebi çerçevesinde anlatılmalıdır.

Güney Azerbaycan meselesi hamasetle değil, akılla yürütülmelidir.

Bugün sessiz kalmak kolaydır.
Ama yarın söz söyleyecek zemin kalmayabilir.

Artık seyirci olma zamanı değil.
40 milyonluk bir halk ya sesini yükseltecek ya da sessizliğin içinde kaybolacaktır.
Tarih beklemez, ya organize oluruz ya da unutuluruz.

Acı ama gerçek...

NELER SÖYLENDİ?
@
Bülent Gürçam

Bülent Gürçam

DİĞER YAZILARI Halka Rağmen ve Halkı Bilgilendirmeden Hizmet Yapılmaz !! YATUB, Yani; Yalova Turizm Birliği... Yalova Neden Bir Turizm Kenti Olamıyor? (2) Yalova Neden Bir Turizm Kenti Olamıyor? Belediyeler Ne İş Yapar? CHP Entel Görünümden Çıkmalı! Nevruz: Bir Bayramdan Fazlası, Bir Milletin Hafızası Gerçek Sosyal Belediyecilik Planlanmayan Tarım ve Hayvancılık, Yönetilemeyen Gelecek Demektir ! Biz Avrupalı Olamayacağız! Yalova Valiliğine Mektup Bugün 10 Ocak: Çalışan Gazeteciler Günü… Türk Milliyetçiliğinin Kısa ve Hazin Hikayesi Halkı Unutan Siyaset; Yalova’da Su Krizi ve Bitmeyen Siyasi Körlük ! Horozun Hikayesi KAYMAKAM ! Vizyon Veya Geniş Görebilme ! Sessiz Sedasız Yalova da Turizim Haftası ! 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Ben Nasıl Bir Çınarcık’ta Yaşamak İsterdim? Sosyal Belediyecilikte Neler Olur, Neler Olmaz? Yalova ve Bölgesinde  Siyaset ! Çınarcık İçin Güçlü Reformlar Yapılmalı, Cesaretli Kararlar Alınmalı İsteğimiz Güzel ve Yaşanabilir Bir Çınarcık Görmek Bugün Yine Perşembe Ve Yine Çınarcık Perişan Olacak! Aslın da Çınarcık'ta Çok Güzel Şeyler Yapmak Mümkün Olabilir! 9 Haziran Avrupa Parlamentosu Seçimleri (31 Mart Yerel Yönetim Seçimi) Analiz Yerel Yönetimler de Veya Belediye Seçimlerinde Partiler Arka Planda olur Kaza Olunca Akıllar Başa geliyor Siyasi Rekabetin Olmadığı Çınarcık Çınarcıkta 21 Ekim Gazeteciler Bayramı Kutlaması
Advert web counter Advert Advert
Gazete Manşetleri
ANKET OYLAMA TÜMÜ
GÜNÜN KARİKATÜRÜ
Türkler Çıldırmış olmalı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA