Nevruz: Bir Bayramdan Fazlası, Bir Milletin Hafızası
Nevruz, Türk milletinin en kadim bayramıdır.
Ve bu bayram, sanıldığı gibi sadece bir gün değil, bir ay süren derin bir anlamın adıdır.
Her yıl Mart ayına yaklaşan ilk çarşamba ile başlar bu yolculuk…
Dört çarşamba boyunca doğanın uyanışı adım adım yaşanır.
Su…
Hava…
Ateş…
Ve Toprak…
Doğanın dört ana unsuru, sırayla kendini hatırlatır insana.
Her biri, hayatın vazgeçilmez bir parçası olarak kutlanır.
Su ile arınırız…
Rüzgârla nefes alırız…
Ateşle ısınır, diriliriz…
Ve son çarşamba… Toprak…
Toprak uyanır…
Ve onunla birlikte hayat yeniden başlar.
Peki Nevruz’un asıl anlamı nedir?
Nevruz, sadece bir mevsim değişikliği değildir.
O, doğanın her yıl kendini yenilemesinin, ölmeden dirilmenin, bitmeden başlamanın sembolüdür.
Bir adı da Ergenekon’dur…
Bir milletin yeniden doğuşunun, yeniden ayağa kalkışının hikâyesidir.
Bugün ise artık o günlere yaklaşıyoruz…
Yeddi Nevil günündeyiz.
Bu gün, toprağa saygının günüdür.
Toprakta yetişen ne varsa sofralara konur, paylaşılır.
Çünkü Nevruz;
paylaşmanın, bereketin ve bolluğun bayramıdır.
Ama en önemlisi…
Nevruz, bir milletin kendini hatırladığı gündür.
Doğayı anlayan, toprağa saygı duyan ve köklerini unutmayan bir milletin bayramıdır.
Ve belki de bu yüzden…
Türk milleti için Nevruz, en doğru ve en anlamlı bayramdır.